BOŞANMA KARARI ALMADAN ÖNCE!

BOŞANMA KARARI ALMADAN ÖNCE!

988
0
PAYLAŞ
Psikoterapist & Çift Terapisti Aslı Seyithanoğlu
 

Sağlıklı ve mutlu bir evlilikte, evleneceğimiz kişiyi seçerken kendimize doğru soruları sormamız  beklenir. Ancak boşanırken doğru soruları sorup sormadığımız nadiren irdelenir. Boşanma bir olasılık  olarak belirdiğinde taraflar öylesine gergindir ki çoğunlukla bir değerlendirme yapacak ruh halinde değildirler.

İşte böyle bir ruh halinde alınan kararları “Bu bir hata” diyerek yorumlayan Bodrum’da hizmet veren CBT Psikoloji’nin uzmanlarından çift terapisti Aslı Seyithanoğlu açıklamalarına şöyle ediyor: “En nihayetinde boşanmak varılacak son nokta olsa bile, bir hukuk bürosuna gitmeden önce çiftlerin kendilerine bir takım soruları sorması, veya bir evlilik/çift terapisti eşliğinde sorularına yanıtlar araması, tepkisel kararlar almak yerine bilinçli adım atılmasına alan açar. “

Aslı Seyithanoğlu, Evliliklerinin yürümediğini düşünen ve ayrılık kararı vermek üzere olan herkesin cevap arayacağı bu soruların, her çiftin özgün durumuna yönelik olması gerektiğini belirtirken, genel bir çerçeveden bakıldığında şu tarz soruları kişilerin kendine ve/veya eşlerine soracağı konusunda bilgiler veriyor ve sıralıyor:

İlişki hakkında taşıdığınız kaygıları eşinizle net bir şekilde konuşabildiniz mi? İfade ettiniz mi?

Burada tabii, tartışma anlarında havada uçuşan “boşanacağım senden” tehditlerinden bahsetmiyorum.  Gerçekten ne hissettiğiniz, kaygılarınızın neler olduğu, neye ihtiyacınız olduğu hakkında açık ve dürüst olmadan, birbirinizi gerçekten duymadan ve anlamadan bu ilişkide yapabileceğiniz her şeyi yapmış olduğunuzdan emin olamazsınız. Bu tarz bir iletişim, ilişki bitse dahi iyileşme sürecine de size yardımcı olacaktır çünkü “acaba farklı bir şey deneseydim farklı bir sonuç olur muydu?” diye yıllar sonra bile kendinize soracak olsanız soruya cevabınız “evet denedim” olacaktır.  Keşkelere, belkilere yer kalmaz.

Araştırmalar diyor ki,  karşınızdaki insan bir konuşmada söylediklerinizin sadece %30-35’ini gerçekten duyuyor. Karşımızdaki konuşurken kafamızda savunmamızı hazırlamaktan, nasıl cevap vereceğimizi düşünmekten, karşımızdakini gerçekten dinlemiyoruz bile.  Bu sebeple gerçekten dinlemeye ve anlamaya yönelik iletişim kurmayı öğrenmemiz gerekiyor.

Evliliğinizi kurtarmanın bir yolu olsa bu ne olurdu?

Basit bir liste yapın. Kağıdın bir tarafına sizin bu evliliği kurtarmak için kendi adınıza neler yapabileceğinizi; diğer tarafına eşinizin ne yapması gerektiği konusunda bir beyin fırtınası yapıp yazın. Eşiniz de aynı şeyi yapsın. Bunun iki taraflı bir liste olduğundan emin olun, yoksa durum sadece O’nun yapması gerekenler listesine dönüşür. Tabii “benim yapabileceğim hiçbir şey kalmadı” diyorsanız ve bunun bulunduğunuz zorlu dönemecin tepkiselliği olmadığından eminseniz, bu da değerli bir bilgidir.

 

Evliliğinizden aldıklarınızı ve almadıklarınızı bir teraziye koyacak olsanız;

Gerçekçi bir şekilde bu ilişkide yeterince veya hiç almadığınızı düşündüğünüz ihtiyaçlarınızı ve ilişkiyi bitirmenin vazgeçeceklerinize değer olup olmadığını değerlendirmeniz gerekiyor.

Yakın ilişkilerimizde karşılık bulmasını istediğimiz temel ihtiyaçlarımız  ve arzularımız vardır; ilgi & şefkat, samimi sohbet ve paylaşımlar, takdir edilme, değer bilinme, cinsel doyum, eğlence ve dinlence arkadaşlığı, dürüstlük ve açıklık, sadakat, finansal destek, gündelik sorumluluk paylaşımlarda destek gibi. Bunların öncelikleri kişiden kişiye değişir.

Örneğin, eşiniz cinsel olarak sizi tatmin etmiyordur ve bu sizin öncelik listenizde çok yukarıdadır. Öbür taraftan, gündelik hayatta sorumlulukları paylaşması, desteği, arkadaşlığı, teraziye koyduğunuzda olumsuz/eksik yanını telafi etmektedir. Ya da en çok ihtiyaç duyduğunuz önceliğiniz,  duygusal yakınlık ve paylaşımdır ve bu çok zayıftır, ama gündelik hayat sorumluluk paylaşımı ve finansal destek vardır. Teraziye koyduğunuzda hangisi sizin için ağır basmaktadır?

Önceliklerinizin farkında ve bilincinde olmak, olmazsa olmazlarınız konusunda net olmak ve bunların bu ilişkide ne kadar karşılandığı veya karşılanabileceği konusunda gerçekçi bir değerlendirme yapmak, kalmak mı gitmek mi kararını vermenizi kolaylaştıracaktır.

O’nu hala seviyor musunuz?

Bu soruya evet cevabı veriyor olsanız bile şu ayrımı iyi yapmanız gerekiyor:

“o’nu seviyorum çünkü o’na ihtiyacım var” mı? “o’na ihtiyacım var çünkü o’nu seviyorum” mu diyorsunuz?

İlki korku ve kaygılarınıza işaret eder. gerçek sevgiye değil.  Bu durumda da şu soruyu kendinize sormanız gerekir:

İlişkiyi bitirmekte en büyük korkunuz nedir?

Bazıları için bu yalnız kalmak korkusudur: “eyvah ya hayatımın sonuna kadar yalnız kalırsam” gibi bir felaket senaryosudur.  Bazıları için fiziksel yakınlığı kaybetme korkusudur, en azından evin içinde bir nefestir ve bir alışkanlık vardır; ortak paylaşım olmasa bile hiç yoktan iyidir. Bazıları için finansal kaygılar ve ekonomik bağımlılıktır.

Bazıları için ise boşanmak  sadece “elalem ne der? Ailem ne der?” gibi kaygı ve korkulardan kaynaklanmaktadır.

Bu korkuların ne olduğunu anlamak ve bunlarla yüzleşmek boşanmaya karar verme konusunda doğru adım atmanıza destek sağlayacaktır.

Boşanma olasılığının benlik değerinizi zedelediğini mi düşünüyorsunuz?

Boşanmanın kapıda olduğunu fark etmek, çoğunlukla kişilerin kendini başarısız hissetmesine sebep olur; “başaramadım, beceremedim.” gibi.  Nasıl  “tökezlediğiniz” üzerine odaklanmaktansa, “neleri doğru yaptığınıza” odaklanarak kendinize daha olumlu bir bakış açısıyla yaklaşabilirsiniz. Örneğin; “aramızdaki yakınlığı tekrar inşa etmek için gerçekten elimden geleni yaptım ve şu an herkes için daha sağlıklı olanın ne olduğu üzerinde düşünüyorum.” diyebilmektir.

 

Çocuklar söz konusu ise, boşanma çocuk(lar)ı en az etkileyecek şekilde nasıl ele alınabilir?

Beraber gerçekten mutsuzsanız, boşanmak en sağlıklı yoldur ancak unutmayın ki sadece birbirinizden boşanıyor olacaksınız; ebeveynlik rolünüzden değil. Bu sebeple hayat boyu birbirinizin hayatında olacaksınız. Bu gerçeği göz ardı etmeden  ve EN ÖNEMLİSİ çocuklarınızı  olası baskın öfke duygunuza kurban edip ateş hattında bırakmadan, sorumlu birer yetişkin olarak hareket etmeniz gerekiyor.

Boşanmanın getireceği olası maddi zorlukların ve en başta gündelik hayatta oluşabilecek zorlukların üstesinden gelmeye hazır mısınız?

Bu hayatınızda ilk defa fatura ödemek, bütçe yapmak anlamına da gelebilir, çocukların günlük sorumluluklarını daha fazla yüklenmek anlamına da.

Bu evlilikten çıkma kararı alırsanız eğer, aynı şeyin tekrar olmaması için ne yapacaksınız?

Bir çok insan evliliklerinin, “karşılarına çıkan yanlış insan” olduğu için bittiğini ifade eder. Unutmayın ki, bir insanla hayatınızı birleştirdiğinizde belli problemleri de beraberinde almış olursunuz. Başka biriyle evli olsanız başka problem başlıklarınız olurdu. Bu evliliğinizde tartıştığınız konu başlıkları aynen sizinle beraber gelecektir. Bayramlarda kimin ailesini ziyaret edeceksiniz kavgasını ediyorsanız muhtemelen bir sonraki ilişkinizde de edeceksiniz. Ya da her tartışmanızda haklılığınızı ispat etmek için amansız bir mücadeleye, güç savaşlarına giriyorsanız bir sonraki ilişkinizde de aynı döngüler oluşacağından emin olabilirsiniz.

Evlilikteki sorunlu döngülere kendi katkılarını anlamaya yönelik gayret eden kişiler bazen mevcut evliliklerini düzeltebilir; ya da gelecekte girecekleri ilişkilerinin daha sağlıklı ve kalıcı olmasını sağlayabilirler.

Gelin, dilinize boşanma kelimesini pelesenk etmeden ve boşanma tehditlerini havada savurmadan, enerjinizi daha faydalı bir şekilde kullanarak yukarıdaki örneklenen sorulara dürüstçe cevap verin…

Hayatta bir çok geçiş evresi vardır ve her adım beraberinde belirsizlik getirir. Ve insan doğası gereği düzeni, öngörülebilirliği tercih eder. Ancak şu unutulmamalıdır ki hayatta gerçekten arzu edilen hiçbir şey sancısız ve emeksiz olmaz..

Bilindik mutsuzlukları, bilinmeyen mutluluklara tercih etmemeniz ve kendi hayatınızın sorumluluğunu almanız dileğiyle.

 

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.