ÇELTİKÇİ KUŞU, ÜREMEK İÇİN BODRUM’U SEÇTİ

ÇELTİKÇİ KUŞU, ÜREMEK İÇİN BODRUM’U SEÇTİ

1633
0
PAYLAŞ
 
Korona virüs salgını sonrası bir çok canlı türü normalde görülmedikleri yerlerde görünmeye başladı.
Bodrum’da daha önce görüldüğü ancak üreme kaydı hiç olmayan, Anadolu’nun hakkında en az bilgiye sahip olunan türlerinden biri olan çeltikçi, yavruları ile birlikte görüntülendi.

Bitez Mahallesi’nde bulunan küçük bir sulak alanda görüntülenen çeltikçi, uzun kavisli gagası ve göz alıcı renkleriyle tanınan bir tür. Sulak alanlara bağımlı olarak yaşayan ve Anadolu coğrafyasında hem üreme hem kışlama döneminde gözlenebiliyor. Doğa Derneği’nin ve tür konusunda çalışmalar yürüten araştırmacıların yaptığı çalışmalar çeltikçinin Türkiye nüfusunun 1950’lerden bu yana türün önemli üreme alanlarının yok olması, ekolojik bütünlüklerinin bozulması veya üreme ve kışlama alanlarında artan insan baskısı sebebiyle hızlı bir şekilde azaldığını gösteriyor. 1950’lerde Türkiye’de 2500’ün üzerinde çift ürerken bugün bu sayı 400 çiftin altına düştüğü ve düşmeye de devam ettiği öğrenildi. Önemli ve nadir görülen çeltikçinin Bodrum’da görülmesi heyecan yaratırken, yetkililer kuşa ve yavrularına zarar verilmemesi konusunda vatandaşları uyardı.

Doğa Derneği Koruma Programı Koordinatörü Itri Levent Erkol, çeltikçi kuşunun Bodrum’da üreme kaydının ilk kez gerçekleştiğini, bununda çok önemli bir kayıt olduğunu belirterek şunları söyledi;

‘Anadolu’daki sulak alanlar ve bu alanlarda yaşayan canlı türleri her geçen gün yok olurken çeltikçinin üreme kaydı oldukça sevindirici. İnsan sağlığını tehdit eden küresel Covid salgını doğanın insan baskısının azalması ile kendisini nasıl yenileyebileceğini gösterdi. Önemli olan salgından sonraki normalleşme sürecinde de doğal alanlar üzerindeki baskıyı artırmamak. Örneğin önümüzdeki günlerde Merkez Av Komisyonu ülkemizde hangi hayvanın hangi alanda ne kadar vurulacağına karar vermek üzere toplanıyor. Ava açık bir alanda çeltikçilerin veya başka hayvan türünün üremesi neredeyse imkansız. Sulak alanlar doğal veya yapay olmaları veya boyutlarından bağımsız olarak Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ile koruma altında. Bu alanların korunması ve geleceğe taşınması ancak kamu kurumları ve yerel yönetimlerin iş birliği ile mümkün. Sulak alanlar korundukça Bodrum Yarımadası çeltikçi gibi başka sürprizlere ev sahipliği yapabilir’ dedi.

Haber ve Fotoğraflar; Mehmet Can Meral


ÇELTİKÇİ KUŞU-GLOSSY IBIS BIRD

Tanımı
Uzun boyunlu, uzun bacaklı, kıvrık gagalı, iri ve ince uzun yapılı bir su kuşudur.
Uzaktan ve uçarken siyah gibi görünür.
Yakından bakıldığında bakır rengi olduğu, kışın başının beyaz benekli olduğu fark edilir.
Güneş ışığında kanatları parlak yeşil ve morumsu kırmızı renkli görülür.
Gagası koyudur ve gaga dibinden göze doğru giden mavi beyaz çizgiler vardır; bacakları yeşilimsidir. Bataklıklarda birbirine yakın gruplar halinde beslenir ve başını ileri doğru uzatarak sıralar halinde ve V şeklinde uçar, hızlı kanat çırpar.
Balıkçılların aksine boynunu öne-ileri uzatarak uçar.
Eski Dünya (Asya, Avrupa, Afrika) menşeili olduğu ve 19. yüzyılda Afrika-dan Güney Amerika-nın kuzeyine kendiliğinden yayıldığı düşünülmektedir.

Habitatı
Bataklıklar, sulak alanlar ve nehir ağızları. Kaşıkçıyla aynı yaşamalanında bulunur.
Kalabalık, karışık koloniler halinde özellikle büyük içgöllerde ve bataklıklarda yaşar.
Kolonileri yüzlerce kuş barındırmakla birlikte Çeltikçi sayısı genellikle azdır (tipik olarak 10-30 çift), ve 1968 yılında Manyas Gölü’nde 200-300 tesbit olsa da, koloninin küçük bir bölümünü oluşturur.

Yuvalar ağaçlarda ve çalılıklarda olmakla birlikte bazen subasar alanlarda veya yoğun sazlık örtülerinde olabilir.

Yuva, ot ve yapraklarla sarmalanmış çalı-çırpıdan oluşan yoğun bir yapıdır.

Yayılışı
Yaz döneminde: Karayipler, Güney Amerika-nın kuzeyi, Avrupa, Afrika, Asya ve Avusturalya.
Bütün yz Manyas ve Gala göllerinde çok sayıda görmek mümkün, baharda Istanbul sulak alanlarındangeçiş yapıyorlar/Mystere

İngilizce: Glossy Ibis
Fransızca:Ibis falcinella
İspanyolca:Ibıs cara oscura
Almanca: Sichler
Hollandaca: Zwarte Ibis

En çok bilinen kolonileri 50 çiftten az olsa da bazen büyük sayılarda kaydedilmiştir.
Kayda değer bir istisna ise Meriç Deltası’nda 100 çiftin yuvalandığıdır.
Esas olarak Trakya da dahil olmak üzere Maramara’daki yoğun bataklık-sulak alanlarda, ve muhtemelen Ege ve Doğu Anadolu’nun sınırlarında bulunmaktadır.

İkincil bölgelerde özellikle lokal ve az sayıda kaydedilmiştir ve son zamanlarda sayıca azaldığını gösteren bilgiler mevcuttur.

20. yüzyılın ilk yarısında Amik Gölü’nde ve 1800’lerde Menderes Deltası’nda üremekte idi.Küçük gruplar hala düzenli bir şekilde yazları sulak alanlarda ve Kara Deniz’in kıyı kesimlerinde geçirmektedir.

Uzayan ilkbahar geçiş dönemi üreme durumunu engellemektedir.

Bölgesel olarak büyük sayılarda kaydedilmiştir, örneğin 26 Temmuz 2004 tarihinde Meriç Deltası’nda maksimum 1200, 27 Nisan 1992 tarihinde Kızılırmak Deltası’nda 590.

İç Anadolu’da: 18 Mayıs 1987 tarihinde Ereğli Sazlığı’nda karışık bir Balıkçıl/Küçük Karabatak kolonisinde 12 yuva, ki çoğunda 4 yumurta (birinde 5 ve birinde de 3)( M.Kasparek).

22-25 Temmuz 1971’de Yarma’da birçok tüylenmiş genç gözlendi.
Ege’de: Marmara Gölü’ndeki karışık bir kolonide, 30 Nisan 1951’de tüm Kaşıkçı, Küçük Karabatak ve Küçük Ak Balıkçıl yuvalarında yumurta olmasına rağmen Çeltikçi yuvalarının tamamı boştu ki bu yumurtlama işleminin yapılmamış/gerçekleşmemiş olduğunu gösteriyordu (McNeile).

Selous (ki yanlış anlamadıysam bu kaydı yapan şahsın adı) 13 mayıs 1899’da (çev.notu: evet tarih doğru, yani ben şaşırdım siz şaşrmayın diye belirttim) İzmir yakınlarında Çeltikçilerin yumurtlamalarının başladığı karışık bir koloni bulmuş.

Yine Meinertzhagen adlı bir şahıs 26 Mayıs 1933’de Amik Gölü’nde (çev.notu: ki bu göl de bildiğiniz gibi yıllar önce kurutuldu) Yılanboyun ve diğer türlerin arasında birkaç çift buldu, Çeltikçilerin yuvaları kamışların dibindeydi ve çoğunda yeni yumujrtalar vardı.

Marmara’da: 3 Haziran 1970’de Manyas Gölü’nde bir ağaç-yuvada yumurtadan yeni çıkmış yavrular ve 4-6 Haziran 1970’de bir diğer yuvada 2 haftalık yavrular bulundu (Pforr & Limbrunner 1982) ki bu da yumurtlamanın aynı sıra ile 10 Mayıs ve 1 mayıs’ta olduğunu gösteriyor.
Uluabat Gölü’nde altı türden oluşan karışık bir koloni içerisinde 14 Çeltikçi yuvası vardı, 7 Haziran 1998’de bazı yuvalarda neredeyse tüylenmiş genç yavrular ve bazılarında da hala yumurtalar vardı (Welch & Welch 1998).

Aynı karışık kolonide 3 Haziran 2006’da en az 40 yuva vardı ve bunların çoğu su basmış söğüt ağaçlarının alçak dallarındayken bazıları sudan yukarıda kamışlarda idi ve çoğunda küçük veya yumurtadan yeni çıkmış yavrular vardı ki bu da yoğun yumurtlamanın Mayıs başında olduğunu göstermektedir; ama aynı zamanda birkaç büyük yavru ile içerisinde 3-5 yumurta olan yuvalar da mevcuttu.

Kaynak: TRAKUS

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.