BODRUM DENİZ MÜZESİ’NDEN TARİHSEL KUTLAMA
Bodrum Deniz Müzesi, “Halikarnassoslu Artemisia’ların ilham vermesi dileğiyle, Kadınlar Günü kutlu olsun.” başlıklı bir kutlama metniyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne özel bir kutlama mesajı yayınladı.
“Bodrum’un, antik Halikarnassos’un tarih sahnesinde, dünya tarihinin ilk iki kadın amirali I. ve II. Artemisia yer alıyor. Kadınlar gününü, sevgili Canan Küçükeren’in “Karia Tarihi” ve “Gurbetçi Karialılar” kitaplarından alıntılarla bu önemli figürleri size kısaca hatırlatarak kutlamak istedik.
“Herodotos’un Historiai adlı eserinde konu edilen ve dünyanın ilk kadın amirali olarak tarihe geçen I. Artemisia, Karialı bir tiran ve korsanlar kraliçesi olarak bu esnada karşımıza çıkar.
I. Artemisia, Salamis Savaşı’nda, Pers İmparatoru Kserkses’in yanında bir Anadolulu kadın olarak, sadece Halikarnassos’un değil, Kos, Nisyros, Kalimnos (Kalymnos) ve Rodos adalarının da amirali olarak savaşa katılır. Yenilen Pers donanmasına karşılık hiçbir kayıp vermeden Atina filosunu yarıp geçen tek deniz komutanı olur filosuyla. Öyle ki Kserkses’e “Bugün erkekler kadın, kadınlarsa erkek gibi dövüştüler” dedirtir gururla. (Her. VII. 99; VIII, 68, 69; VIII, 87, 88, 102)”
Maussollos’un M.Ö. 353’te erken sayılabilecek bir yaşta ölmesi üzerine tahtına hem karısı hem kız kardeşi olan II. Artemisia geçer. Kocasının ölümünden istifade ile Rodoslular bir kadın satrapın hakimiyeti altında kalmak istemeyip kendisine savaş açtıklarında da, o da aynen atası I. Artemisia gibi usta bir denizci olduğunu kanıtlamıştır.
Rodoslular Halikarnassos’u zapta geldiklerinde kendi donanmasını gizli limana saklayarak onları ustaca limana çekmiş, Rodoslular karaya ayak basar basmaz, donanmalarını önce arkadan kuşatmış, boş gemilerini açık denize çekip, kıyıya çıkanları da hepten kılıçtan geçirtmiştir. Sonra, sanki savaşı onlar kazanmışçasına boş donanmayı peşine takıp Rodos’a gitmiş, Rodoslular kendi donanmalarını önde, arkada da Halikarnassos donanmasını görünce savaşı kazandıklarını sanıp bayram ederken, onları tamamen hakimiyetine almış, ve “dünyanın ikinci kadın amirali” sıfatını hak ederek, bir yıldız gibi parlamıştır. (M.Ö. 352).
Bir de onlara inat, Rodos’un tam ortasında, kendi adına ganimet ve silahlardan meydana gelen bir trophion (zafer anıtı) dikmiş, mağlup askerlerin silahlarından meydana gelen ve geleneklere göre, en kısa zamanda yok edilmesi gereken, Rodoslular için çok utanç verici bu anıtın kaldırılmaması için de anıtın etrafını duvarla çevirip hemen yasak bölge ilan etmiştir.
Rodos zaferi hem kraliçeye hem de Halikarnassos’a büyük ün kazandırmış, hakimiyetini de yörede pekiştirmiştir. Ama II. Artemisia’nın asıl büyük ünü, kocasının başlattığı Mausoelum’un inşaasına, toplamayı sürdürdüğü ağır vergilerle devam etmek olmuş, bu arad devlet hazinesi boşalmış, kocasının yokluğuna daha fazla dayanamayarak ve bu muhteşem eserin bitişini göremeden ölmüştür. (M.Ö. 351)””































