Bodrum’un Artsy Hâli

Bodrum’un Artsy Hâli

848
0
Paylaş
Türkiye’nin belirli tarihi noktalarında son 10-15 yıldır, gittiği her yerde silüet çeken Eray Dinç sadece insanların ters ışıkta gözüktüğü bir topografik sinematografi yarattığıma dair bir hissiyat vardı diye anlatıyor.

Artsy Bodrum Loft’ta Eray Dinç ile sinema, oyun ve hikâye anlatıcılığının geleceğine doğru bir keşif yazısı.

Bir edebiyat üstadının dediği gibi, bu yazın ortasında ben “içimde yenilmez bir yaz bulunduğunu öğrendim”.

Uzun gündüzler, değişen hikâyeler ve hikâyenin geçtiği yerler, evet ben bu yaz başka bir Bodrum’u deneyimliyor ve bu kez Bodrum’un kendi ritmindeki Artsy hâliyle tanışıyorum.

Gölköy’ün denize inen virajlı orman yolunun sonunda Artsy Bodrum Loft’ta benimle aynı merakı paylaşan toplulukla buluşuyorum. Yeni nesil sinemacı Eray Dinç’in sinema ve video oyunları arasındaki ilişkiyi ele alacağı sunum başlamadan önce, serin kokteyller ve imza atıştırmalıklar eşliğinde Artsy Ankara’nın yazlık evi Artsy Bodrum’un doğayı kucaklayan mimarisini, Demirbükü Koyu’nun mavi-yeşil huzurunu birlikte keşfediyoruz.

 

Sinema ve video oyunları arasındaki dönüşen ilişkiyi hikâye anlatımı üzerinden dinleyicileri keşfe davet eden bir yaklaşımla aktaran Eray Dinç , “Hikâye ayrı, hikâye anlatma metodu ayrı ve hikâyeyi nerede anlattığın ayrı şeylerdir” diyor.  Apple Store Türkiye’de yılın oyunu seçilen Nazar dahil hikâyeli 4 oyun tasarlayan Eray Dinç,  interaktif hikâye anlatıcılığının nasıl yeni bir anlatı diline dönüştüğünü, interaktif sinemayı  2 boyutlu bir platform oyunu gibi ele alışını anlatıyor. 

 “Hikaye hangi mecrada anlatılacaksa ona entegre edilmeli, mecra anlatılan şeyin kendisidir”

Türkiye gibi destanlar, masallar ülkesi bir coğrafyada insanların kurmaca deyince tedirgin olmasını tuhaf bulduğunu söyleyen Eray Dinç “Türkiye’de kurmacadan utanılıyor, TV dizilerinde ve kitaplarda bile ‘gerçek bir hikâyeden uyarlanmıştır’ yazmaya meraklıyız” diyor.

Eray Dinç’in sinema ve video oyunları üzerine konuşması sessiz sinemadan renkli filme geçiş örneklerine, yap-boz ve dedektif oyunlarından buluntu sinema kesişimine farklı anlatılarla zihinlerimizi açıyor.

Eray Dinç, Artsy Bodrum Loft kültür sanat söyleşileri kapsamında sinema ve video oyunları arasındaki dönüşen ilişkiyi bir sunum üzerinden hikâye anlatımı, etkileşim ve görsel deneyim odağında aktarıyor.

 

Hikâye artık içinde yaşanılan bir deneyime dönüşüyor

 

Eray Dinç,  Yönetmen Abel Gance’ın “Napolyon” filmini ilk örnek olarak veriyor.  Sinema perdesinin üçe bölündüğü, 3 ayrı perdenin görüntü yansıttığı ve izleyicinin hangi perdeye bakarsa hikâyeyi ona göre yorumladığı sessiz deneysel eser sinema tarihine de hareketli çekim teknikleri ve net bir versiyonunun olmayışıyla adını yazdırmış.

Hikâye anlatıcılarının seyirciyi şaşırtmayı sevdiğini söyleyen Eray Dinç, “Geleceğin polisiye sinemasında izleyici yalnızca katilin kim olduğunu merak etmeyecek, katili bulmak için görüntüleri inceleyen dedektifin de kendisi olacak” diyor.

Türkiye’nin belirli tarihi noktalarında son 10-15 yıldır, gittiği her yerde silüet çeken Eray Dinç: “Sadece insanların ters ışıkta gözüktüğü bir topografik sinematografi yarattığıma dair bir hissiyat var.”

Gizli nesne oyunu gibi, küçük ipuçlarını takip eden bir dedektif gibi çevresine “hikâyeyi izle” yerine “hikâyeyi bul” diyor.  Oyundaki gizli nesne, izleyiciyi sinemada pasif konumdan çıkararak  hikâyeyi izlenen değil, gözlenen bir deneyime dönüştürüyor.  Buluntu film estetiğinde seyirci,  güvenlik kameralarından, dron kayıtlarından, eski kasetlerden, PC ekranlarından  soruşturmayı yürütüyormuş gibi görüntüleri izliyor.

Sinema 2 boyutlu nasıl olur sorusunun etrafında dinleyicilerini keşfe çıkaran Eray Dinç, bilgiyi en sade şekilde önümüze bırakıveriyor: “Perde üzerinde kendi karakter evrenini yaratan ilk 2 boyutlu (2D) anlatı örneği Hacivat ve Karagöz’dür. 

 

Karşılaşmalar, yeni tanışıklıklar, birliktelik ruhu: doğa, sanat, lezzet, müzik ve kitapla bağ kuran bir topluluğu zarafetle buluşturan,  birliktelik ruhunu yaşatan  Artsy Bodrum’a ve  zihin açan söyleşi ve ufuk açan tasarımları için Eray Dinç’e kalpten teşekkürlerimi sunuyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.