YUSUF TAKTAK “yaZaman” İLE BODRUM’DA

YUSUF TAKTAK “yaZaman” İLE BODRUM’DA

110
0
PAYLAŞ

 

Galeri Binyıl sunumuyla Yusuf Taktak ‘yaZaman’ kişisel sergisi Flamm Bodrum’da açılıyor.

Bodrum Göltürkbükü’nde yer alan Flamm Bodrum, 2022 yaz aylarında Galeri Binyıl tarafından düzenlenen ‘yaZaman’  adlı Yusuf Taktak kişisel sergisini ağırlıyor. Yusuf Taktak yeni eserlerini Bodrum’lu sanatseverlere ve koleksiyonerlere sunuyor. ‘yaZaman’ sergisi

27 Temmuz- 10 Ağustos 2022 tarihlerinde Galeri Binyıl işbirliğiyle Göltürkbükü Flamm Bodrum’da ziyaret edilebilir.


 

YUSUF TAKTAK KİMDİR

İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim bölümünden mezun olup, 2 yıl askerlik sonrası bir yandan müze bir yandan Akademi’de Adnan Çoker’in asistanlığına başladım.

Öğrenciliğimin son yılları (1973-74) Hyperealizm etkisiyle fotoğrafın gerçekliği bağlamında yaptığım işler ve şimdi enstelasyon diyebileceğimiz, çalışmalar yapmaktaydım. Bu dönem, hem Akademi ortamı hem de Türk sanat ortamı için “yeni” resim, kolaj ve asemblajlar ortaya koydum. Tahmin edersiniz ki, tutucu hocalar tarafından “fotoğraftan resim mi olur?” eleştirileriyle karşılaştım. Seçtiğim konular çoğunlukla motosiklet üzerineydi. “Hız ve özgürlük” temalarıydı doğal olarak ilgimi çeken.

Askerlik süresince farklı kesimlerden insanı tanımam ve okumalarımla birlikte toplumsal düşünceler egemen oldu. Resimlerime yansıması ise toplumsal-gerçeklikti. Bu dönem duvar resimleri de resimlerimle birlikte aynı içeriğe sahiptirler.

Öğrencilik döneminden kalma motosiklet biçimini doğaya dönüş düşüncesinden yola çıkarak motoru devre dışı bırakıp bisikleti seçtim. Bir bakıma “dönüş”tü bu ! çünkü bisiklet, çocukluğum ve ilk gençlik yıllarının anısıydı. Bisikletle birlikte yaşama dair çözümler üretmeye başladım örneğin ; insan yaşamına benzettim, hep ileri gidersin geri vitesi yoktur, enerjin bittiğinde düşersin yani ölürsün. Üzerindeki 3 üçgen ve kompozisyonun üçgen ya da piramidal olması da işime yaradı çünkü darbe öncesi yani toplumsal gerçekçi resimler yaptığım sırada grev çadırları yapıyordum; bir bakıma mekanı ifade ediyordu. Çadırlar da giderek üçgen formuna ulaştı. Kısaca “insan ve mekan” temasını vurgulamaktaydım.

Üçgen biçimi çalışmalar sürecinde, önce dikey üçgene ulaştı sonunda dikilitaşımı keşfettim. Sultanahmet meydanına aşığım adeta, vaktim elverdikçe dolaşır, Ayasofya’yı, Sultanahmet camiini, dikilitaşları seyrederim… son on-onbeş yıldır İstanbul’da bulunan “Nişantaşı”lara dikkatimi yönelttim. Her uygarlığın bir şekilde dikilitaş, nişantaşı   oluşturduklarını fark ettim. 20. Ve 21. Yüzyılı yaşamış biri olarak. Kendi çapımda neden dikilitaş-nişantaşı  olmasın diye yola çıktım sonuçta bisiklet ve bu dikey biçimler benim simgem oldu çıktı… tüm resimlerime duruma göre küçük ya da büyük bisiklet yerleştiriyorum, imza gibi.

Resimlerimi soyutlama diyerek tanımlamak daha doğru olur sanırım. Soyut resimde; bilinen her hangi bir nesne yoktur. Oysa bende baştan beri anlatıyorum; insan, mekan, bisiklet…vb gibi belirtiler var, o zaman soyutlama demek gerekir.

 

YORUM YOK

BİR CEVAP BIRAK

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.