PLAJA GİRMEK İÇİN HUKUKİ HAKLARINIZ NELER?

PLAJA GİRMEK İÇİN HUKUKİ HAKLARINIZ NELER?

5345
0
Paylaş

Bodrum’u 12 ay yaşayan bizler gibi, tatil için yazlık evlerinin yolunu tutan, denize uzak bölgelerde yaşayan herkes, plaj girişlerinde alınan ücretlerden, denize girmek için gittikleri plajlara girememekten, “Özel Mülktür Girilmez” gibi uyarılardan bunalmış, hatta bezmiş durumda. Aslında çaresiz değilsiniz. Sadece hukuki haklarınızı öğrenerek, bu gibi durumlarda hakkınızı arayabilirsiniz.

Ekşisözlük yazarları, bu konuyla ilgili bir yazı derlemişler.. Umalım da hepimizin derdine derman olsun…

İşte o yazı…

“Türkiye’de Bir Plaja Ücretsiz Olarak Giremediğinizde İzlemeniz Gereken Hukuki Yol

Kıyı kanununa göre Türkiye’de herhangi bir plaja ya da o plajda konuşlanmış beach club’a girerken (şezlong ücreti vs. haricinde) giriş ücreti ödeme zorunluluğunuz yok. Kıyılarımız herkese açık ancak beach club işletmecileri, girişlerde muazzam paralar alıyorlar. Peki ücretsiz olarak bu alanlara girmek istediğimizde ne yapmalıyız?

plaja giriş ücreti diye bir şey kanuna göre yok. sadece işletmenin şemsiye, şezlong, duş vb. imkanlarını ücretsiz kullanamazsınız.

kesinlikle işletmeciyle veya kapıya diktikleri kraldan çok kralcı cahil cühela tiplerle tartışmayın. güvenli bir mesafe koyun aranıza işletmeyle, artık 50 metre olur 100 metre olur bilemem. şehir merkeziyse zabıtayı, jandarma bölgesiyse jandarmayı çağırın. ekipler geldiği zaman durumu anlatın ve bu ülkenin vatandaşı olarak hakkınızı gasp eden işletmeden şikayetçi olun ve kesinlikle ama kesinlikle tutanak tutulmasını isteyin, hemen orada. tutanağın da fotoğrafını çekin. tutanak tutmak istemezlerse (bazen işletmeyi korumaya çalışanlar olabiliyormuş) görevlilerin sicil numaralarını, isimlerini isteyin ve şikayet edin.

bu elinizdeki tutanak örneğiyle -ve çekmeyi başarabildiyseniz işletmenin şezlongları neredeyse denizin içine kadar sokmuş olduğu fotoğrafları da beraber- gidip belediye, kaymakamlık, cimer, içişleri bakanlığı vb. sıradan yazın dilekçenizi. belediye veya kaymakamlık için verdiğiniz dilekçenin evrak kayda girmesini bekleyin ve kayıt numarasını isteyin, bu numarayı cimer şikayetinizde referans olarak yazacaksınız. şu tarih ve şu sayılı dilekçemde belirttiğim gibi/ ilgili dilekçeyle ilgili gerekli işlemlerin yapılıp yapılmadığıyla ilgili tarafıma bilgi verilmesi vb. arz edersiniz.

zaten ekip geldiği anda başına gelecekleri anlayan işletmeci veya yakınları hemen “bir yanlış anlaşılma olmuş” ayağı yapmaya başlıyorlar. geri adım atılmazsa da anlattığım işlemleri yaptırın, zaten hepsi toplamda bir saat ancak sürüyor. ki ben olsam bir de alo gıda 174’ü arayıp işletmenin tarım bakanlığına kaydı olup olmadığından emin olamadığımı, çalışanların hijyen eğitim sertifikaları olup olmadığının kontrol edilmesini halk sağlığı adına gerekli gördüğümü bildirirdim. ha bir de tabii çalışanlar demişken, o gelip size artistlik yapıp tehditvari konuşan tipler orada gerçekten sigortalı çalışan mıdır sgk’nın kontrol etmesi yerinde olurdu sanki. daha fiş kesiyorlar mı vergi kaçırıyorlar mı acaba orayı merak etmedik bile…

ben genelde olaya “şemsiye, şezlong, duş vs. işletmenizin hiçbir imkanını kullanmak istemiyorum. denize girip gideceğim. o elinizdeki makbuza plaja giriş ücreti, deniz kullanma bedeli gibi bir şey yazın” diyerek giriyorum ki zaten hemen “o şekilde kesemiyoz hanfendi” falan diyorlar. o şekilde kesemiyor ama kesemediği şeyin parasını alacak… neyse tartışmayın onlarla.

ben bu olayı ilk kez doğup büyüdüğüm yerde yaşadım. çocukluktan bu yana her yaz evime yakın olan denize girmek için para verecekmişim. bilmem kaç km ileride halk plajı varmış istersem oraya gidermişim. magandalığa gel. o zaman bi sinirle zabıta karakoluna gidip anlattığımda zabıta amiri miydi komiser miydi net hatırlamıyorum, bana yol göstermişti. artık nerede olursam olayım bu yolu izliyorum ve sorun çözülüyor.

çok ilginç olan bir tarafı var olayın bence. o ilk delirdiğim gün sormuştum neden bir şey yapmıyorsunuz bunlara diye ve o vakte kadar ilk kez benim şikayetçi olduğumu söylemişti yetkili. herkes sinir olup gitmiş veya lanet olsun diyerek parayı vermiş demek ki.

hiç korkmadan, aman bi şey çıkmaz demeden şikayetinizi yapın çünkü hangi kurumdan olursa olsun şikayeti denetlemeye gidecek olan kişiler memurlar olacak ve işlem yapacaklardır. pısırık gibi götünüzü dönüp gitmeyin yeter ki.

not: şikayet mercilerine başvurmaktan çekinmeyin. tüm kurumlar için geçerlidir, şikayetçinin bilgileri (ismi, adresi vb) kesinlikle ama kesinlikle gizli tutulur. bazı kurumlar denetçisine dahi şikayetçinin bilgilerini vermez. bazıları ise bilgileri verir fakat görevlendirilen ekip, gizliliğini korumakla yükümlüdür yoksa kendisi gümler. hiçbir memur kendisini ateşe atar gibi gidip de işletmeye “abey seni şikayet eden kişi ahan da bu, istersen çocuklara söyle de sıksınlar topuklarına” demez.”

Yazının orjinalini görmek için tıklayın
Paylaş
Önceki İçerikBÜYÜK USTALARIN ESERLERİ BODRUM’DA BULUŞUYOR
Sonraki İçerikTANGERİNE DREAM’DE NELER OLDU NELER?
Toyga İçözü, medya ve prodüksiyon sektöründe 30 yıla yakın deneyime sahip bir profesyoneldir. Kariyerine 1991 yılında Intermedya’da satış müfettişi olarak başlayan İçözü, Milliyet Dergi Grubu, Posta, Sabah ve Star Medya Grubu gibi önde gelen basın kuruluşlarında magazin muhabirliği ve köşe yazarlığı yapmıştır. 2008-2012 yılları arasında Artı Film ve Hipa Medya’da prodüksiyon amiri olarak birçok televizyon projesine imza atan İçözü, TLC kanalında yayınlanan House Hunters Turkey programının da yapım sürecini yürütmüştür. Ayrıca 2012 yılında kurduğu bodruMania platformu ile Bodrum’un kültürel ve sosyal yaşamını aktarmaya devam etmektedir. Lisanslı yüzücü ve Enduro tutkunu olan İçözü, doğaya ve tüm canlılara duyarlı bir yaşam biçimini benimsemekte, aynı zamanda bir arama kurtarma gönüllüsü olarak da topluma katkı sunmaktadır. Eğitim hayatını Levent İlkokulu, Etiler Lisesi ve Şişli Endüstri Meslek Lisesi’nde tamamlamıştır.

YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.