KORUYUCU ANA TANRIÇA İLE TANIŞMAYA DİBEKLİHAN’A DAVETLİSİNİZ
Yakaköy’ün taş kemerlerin ardındaki kalesi Dibeklihan, Bodrum’un kültür ve sanatla atan kalbi gibidir. Sergiler, atölyeler, söyleşiler, açık hava sineması ve canlı müzik performanslarından neşeli ve tarz sahibi butiklerine, çağdaş sanat galerilerine, etnografik müzeden özgün antikacıya kadar Dibeklihan, yerleşik yaşayanlar kadar tatilciler için de Bodrum’un mutlaka ziyaret edilmesi gereken kültür duraklarından birisidir.

Yakın zamanda evini Bodrum’a taşıyanlar arasına katılan Pınar Yazıcı’ya Bodrumania için Umay Ana’yı sordum. 16 Temmuz 2025, Çarşamba günü Dibeklihan’da Umay Art Hub’da sürprizli bir akışla gerçekleşecek halka açık söyleşi öncesinde konuştuğum Pınar Yazıcı çok güzel anlattı. Kulaktan kulağa duyuralım halka açık gerçekleşecek bu söyleşiyi ajandamıza alalım:-)
Pınar Pişkin: Pınarcım yazları Bodrum’a gelmekle evi Bodrum’a taşımak ikisini de deneyimledin, Bodrum’a yerleşik hayata hoşgeldiniz. Sanat Tarihçisi Pınar Yazıcı ile tanıştırır mısın bizi?

Pınar Yazıcı: Hoş bulduk. Evet artık Bodrum’dayız. Sadece yazını değil kışını da yaşayacağız bundan sonra. Ve çok güzel insanlarla karşılaşıyoruz geldiğimizden beri. Herkes gönülden ve özveri ile ne güzel oluşumlar ve yaşam alanları oluşturmuş burada. Biz de merakla keşfedeceğiz hepsini..
Ben lisede sanat tarihi dersi alarak sanat tarihi ile tanışmış bir kişiyim. Sonrasında üniversite için ilk tercihim ve isteğim de sanat tarihi oldu. Ege Üniversitesi, 2007 yılı mezunlarından biriyim. Okul sonrası, ben ve bütün hocalarım bölümde kalıp akademik bir yolculuğa başlayacağımı düşünsekte, bunu belli sebeplerden dolayı yapmadım. Ama her zaman sanatla iç içe oldum. Sanat Tarihi, kurullar, koruma ve restorasyon ile ilgili çalışmalar ve diğer ilgili işlerin yanında yolum bir gün çocuklarla ve öğretmenlikle kesişti. Sonra bir baktım ki çok uzun yıllar geçmiş ve ben sanat atölyeleri kurup, çocuklarla birlikte yol almaya devam etmişim. Ne mutlu ki, sanat eğitimcisi olarak neredeyse yirmi yıla yakın bir süredir yoluma çocuklarla devam ediyorum.
Benim çok uzun zamandır Eski Türk inançları, mitoloji, kültürel bellek, mitler, ritüeller, maddi ve manevi kültürün oluşum unsurlarına ilgim var. Okul yılları daha aktif olmakla birlikte hayatım boyunca ilgim ve merakım hep canlı kaldı bu konulara.
Anadolu’nun inanç coğrafyası, Türk kimliğini yalnızca İslam üzerinden değil; kadim, çok katmanlı ve insan merkezli bir kimlik üzerinden şekillendirmiştir. Bu da Türk kültürünün çok sesli, çok katmanlı, yerli ve evrensel bir yapıya sahip olmasını sağlamıştır.
Anadolu’nun mitolojik kök hücrelerine inmek için, insanın kendini ve dünyayı tanımak için anlattığı mitlerin, insanlığın binlerce yıllık tecrübelerin birikimi olan arketiplerin- geçmiş ile gelecek arasındaki aydınlatıcı rolünü yadsıyamayız diye düşünüyorum.
Pınar Pişkin: Umay Ana kimdir? Eski Türkler için nasıl bir anlam ifade ediyordu?
Pınar Yazıcı: Umay Ana, Tanrıça Umay; İslam öncesi, Türk, Moğol ve diğer pek çok Turan boyunun yani Asya halkının koruyucu ana tanrıçasıdır.
Umay Ana, öncelikle hamile kadınların ve anne karnındaki bebeklerin, doğumun ve yeni doğanların, hayvanların, hayvan sürülerinin, hayvan yavrularının, yaşayan tüm yetişkinlerin ve özellikle savaşçıların, zaferin ve hayatta kalmanın tanrıçasıdır.
Pınar Pişkin: Umay Ana hep doğurganlık ve koruyuculukla anılıyor. Başka özelikleri de var mı, tarih boyunca kulaktan kulağa yayılan hikayeler var mı? bu özellikler yunan mitolojisindeki Hera gibi mi düşünmeliyiz?
Pınar Yazıcı: Evet Umay Ana, çocukların hatta hayvanların, doğumu, yaşaması ve yaşatılması için çok önemlidir. Ve bu bağlamda bilinen en yaygın tanrıçadır da diyebiliriz.
Peki Umay Ana bu ve bunların dışında ne yapar dersek; çocuk isteyene çocuk verir. Hamile kadınları ve hayvanları korur. Hamile kadınlara yardım eder. Bebeğin göbek bağını o keser. Bebekleri rahme düştükten itibaren 3 yaşına kadar korur. Onların yüzünü ve kirpiklerini temizler. Onlarla bebek dilinde konuşur, onları eğlendirir.
Türklere savaşlarda zafer verir.
Kut verir. Bu şekilde Devleti korur.
Kağanları ve halkı korur.
Umay Ana ile eş değer özelliklere sahip bambaşka kültürlerde farklı adla anılan bir çok tanrıça vardır. Bunların çoğunun Umay Ana ile özdeş özellikleri de mevcuttur.
Değerli olan sanki şu; Umay, göçer olan ve hayvancılıkla geçinen halklar için hayati önem taşıyan doğum ve yaşam gibi temel ihtiyaçların tanrıçası olmanın yanında, yaşamın her yerinde yüksek bir yere konulup, ona dualar edilip, ondan yardım istenen, ona ritüeller düzenlenen- hatta günümüzde dahi bu ritüellerin çoğunun aynı şekilde korunarak kiminin de dönüşerek devam ettiğini bilmek; Umay Ana’nın yaşamımızdaki yerini bize hatırlatması adına çok değerli diye düşünüyorum.
Pınar Pişkin:Umay Ana’yı tarih boyunca resimlerde, heykellerde ya da desenlerde görüyor muyuz? nasıl çizilmiş, nasıl tasvir ediliyor?
Pınar Yazıcı: Umay Ana ile ilgili sayıca çok arkeolojik buluntu günümüze kadar ulaşamamış olsada, var olan kaynaklar, etnografik materyaller, Umay kültürünün çok geniş bir yayılımı olduğunu gösterir. Bugüne ulaşmış çeşitli efsaneler, bir takım kitaplar, Orhun Yazıtları, taş heykeller, kaya resimleri gibi erken ve geç dönem bir çok kaynakta Umay’a rastlanmaktadır. Günümüzde de aktif olarak süregelen çağdaş bir çok kaynağın var olduğunu biliyoruz.
Burada sizlerle paylaştığım ve benim de çok sevdiğim, keçeden yapılmış, Umay’ı simgeleyen, keçe nazarlık çağdaş bir örnektir mesela. Yaşar Çoruhlu hocamın bizzat saha çalışması sırasında bir çadırda görüp bu nedir diye sorduğu ve “Umay Ana’dır” cevabını aldığı önemli bir örnektir.

Umay Ana’nın en önemli sembolü ne derseniz, “üç dilimli taç” diyebiliriz. Buluntularda da sıkça bu şekilde tasvir edilmiştir. Bu üç dilimli taçın, bir efsanesi de mevcuttur.
Bu efsaneyi ve konuşulacak çok daha fazla detayı, 16 Temmuz’da Dibeklihan’da Umay Art Hub’da gerçekleştireceğimiz söyleşi ile paylaşayım. Buradan herkese açık bir davet iletelim:
Umay Ana’nın, Tanrıça Umay’ın, eski Türk inançlarındaki / Türk mitolojisindeki yeri- neyi temsil ettiği- günümüze kadar süregelen izlerini paylaşmaya; kadim toprakların ana ruhu Umay’ın doğurgan ve şefkatli enerjisi ile doğal çamur ve toprakla bağ kurmaya, Umay’ın yolculuğu ile kendi kadim güçlerimizi yeniden hatırlamaya keşfetmeye Dibeklihan’a davetlisiniz.
Umay Ana’dan Toprağa, Pınar Yazıcı (Sanat Tarihçisi/ Sanat Eğitimcisi)
16 Temmuz 2025, Çarşamba
Dibeklihan Umay Art Hub –Halka açık ve ücretsizdir.
































