MİLLET VEKİLİ ÖZCAN, AKBELEN’DE YAPILAN KAMULAŞTIRMAYA TEPKİLİ

MİLLET VEKİLİ ÖZCAN, AKBELEN’DE YAPILAN KAMULAŞTIRMAYA TEPKİLİ

789
0
Paylaş

 

CHP Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan bugün Resmi Gazete yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile  Akbelen Ormanı’nın çevresindeki 190 parsellik tarım arazisinin, maden sahası olarak kamulaştırılmasına tepki gösterdi. Özcan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın uluslararası yükümlülüklerini hatırlatarak, Bakan Mehmet Özhaseki tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle soru önergesi verdi.

ÖZCAN: AKBELEN’DEKİ KIYIM 2053 YILINDA NET SIFIR KARBON EMİSYON HEDEFİ İLE ÇELİŞMİYOR MU?

CHP Muğla Milletvekili Avukat Gizem Özcan bugün Resmi Gazete yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile  Akbelen Ormanı’nın çevresindeki 190 parsellik tarım arazisinin, maden sahası olarak kamulaştırılmasına tepki gösterdi. Özcan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın uluslararası yükümlülüklerini hatırlatarak, Bakan Mehmet Özhaseki tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle soru önergesi verdi.

“İktidar, uluslararası arenada karbonsuzlaşma üzerinden ahkam kesip fon sağlarken, içerde tam tersini dayatıyor” diyen Özcan konu hakkında şunları söyledi:

AKBELEN DİRENİŞİ ÇEVREYE SAHİP ÇIKMANIN ADIDIR!

“Bilindiği üzere, Akbelen Ormanı, Milas’taki iki termik santralına kömür sağlamak amacıyla 2020 yılında Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye (YK Enerji) devredilmiştir.  Özelleştirme kararı sonrasında, Akbelen’de ağaçların kesilmesiyle başlayan ekolojik yıkıma direnen köylüler, Akbelen’de nöbet tutmaya başlamış, bu direniş büyüyerek sürmüş ve şimdiden Türkiye’deki çevre mücadeleleri tarihinin unutulmaz bir parçasına dönüşmüştür. Akbelen Direnişi çevreye sahip çıkmanın adıdır! Ancak iktidarın tasarrufu bugüne kadar, bu mücadelenin ortaya koyduğu ve bilimsel bulgulara dayanan ekolojik talepleri görmezden gelmek yönünde olmuştur.

HEDEF ELEKTRİK İHTİYACINI KARŞILAMAK DEĞİL SERMAYEYE KAYNAK AKTARMAK

Sadece, Elektrik Mühendisleri Odası ve Makina Mühendisleri Odası’nın Temmuz 2022’de yayınlanan ortak raporuna göre; Türkiye genelinde de, Ege Bölgesinde de, elektrik arz (üretim) kapasitesinin, gerçekleşen talepten (tüketimden) fazla olduğu gerçeği bile, Akbelen Ormanı’nı talan eden zihniyetin hedefinin elektrik ihtiyacını karşılamak değil, sermayeye kaynak aktarmak olduğunu net biçimde ortaya koymaktadır.

BÖLGE HALKININ VE İŞÇİLERİN SAĞLIĞI YOK SAYILIYOR

Bu sermaye merkezli tercihin, bir ormanı yok ederek ekolojik yıkımı derinleştirdiği açıktır. En az bu olgu kadar hayati bir husus da santrallerin bölge halkının ve işçilerin sağlığına yönelik etkileridir. Sağlık ve Çevre Birliği’nin (Health and Environment Alliance – HEAL) “Kronik kömür kirliliği Türkiye: Kümülatif sağlık etkileri” konulu araştırmasında, Türkiye’de 2019 yılında işletmede olan 28 termik santralin sağlık maliyetinin neredeyse üçte birini Muğla’daki santrallerin yarattığı hava kirliliğinin kümülatif sağlık maliyeti oluşturmaktadır.

MADENCİLİK SU KAYNAKLARINI YOK EDİYOR

Ayrıca, Hacettepe Üniversitesi Uluslararası Karst Su Kaynakları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin Nisan 2013 tarihinde, “TKİ-Geli Akbelen-Karacahisar (Milas-Muğla) Linyit Sahaları ve Yakın Dolayındaki Hidrojeolojik Koşulların Mevcut Verilere Dayanılarak Linyit Madenciliği ve Bodrum İçme Suyu Kuyuları Açısından Değerlendirilmesi-Değerlendirme Sonuç Raporu”na göre, bölgedeki madencilik faaliyetleri su kaynaklarını yok etmektedir. Madencilikte su üretimi engelleneceği için çevrede yeraltı suyunu kullanan yerleşim ve tarım alanları ile zeytinlikler susuz kalmaktadır.”

Özcan son olarak şunları söyledi: “Kaynaklar özel şirketleri zenginleştirmek için değil; madenlerde ve santrallerde çalışan madenci kardeşlerimizin işsiz kalmasını engelleyerek hayata geçirilecek karbonsuz enerji kaynaklarına geçiş için harcanmalıdır.”

 

SORU ÖNERGESİ

“Akbelen’deki ekolojik kıyım, 2053 yılında net sıfır karbon emisyon hedefi ile çelişmiyor mu?” diye soran Özcan’ın soru önergesinde şu sorular yer aldı:

1)  Bakanlığınız, uymakla yükümlü olduğu uluslararası sözleşmeler doğrultusunda, büyük bir çevresel yıkıma, ekolojik felakete neden olan bu kararı engellemek için adım atacak mıdır?

2) Bölgenin su kaynaklarının korunması, Bakanlığınızın sorumluluğunda bulunan çevrenin korunması yükümlülüğünün bir parçası değil midir?

3) Bu faaliyetin, Bakanlığınızın 2053 yılında net sıfır karbon emisyon hedefi konusundaki uluslararası taahhütleri ile çeliştiği açık değil midir?

4) Glasgow’da gerçekleştirilen BM İklim Değişikliği 26’ncı Taraflar Konferansı (COP26) sürecinde imza attığınız 2030 yılına kadar ormansızlaşmayı ve arazi bozulmasını durdurma ve tersine çevirme taahhüdüne aykırı değil midir?

 

Paylaş
Önceki İçerikMÜSKEBİ MAHALLE SAKİNLERİ İFTARDA BULUŞTU
Sonraki İçerikBİZ SÖZ VERDİYSEK, MUTLAKA YAPARIZ!
Toyga İçözü, medya ve prodüksiyon sektöründe 30 yıla yakın deneyime sahip bir profesyoneldir. Kariyerine 1991 yılında Intermedya’da satış müfettişi olarak başlayan İçözü, Milliyet Dergi Grubu, Posta, Sabah ve Star Medya Grubu gibi önde gelen basın kuruluşlarında magazin muhabirliği ve köşe yazarlığı yapmıştır. 2008-2012 yılları arasında Artı Film ve Hipa Medya’da prodüksiyon amiri olarak birçok televizyon projesine imza atan İçözü, TLC kanalında yayınlanan House Hunters Turkey programının da yapım sürecini yürütmüştür. Ayrıca 2012 yılında kurduğu bodruMania platformu ile Bodrum’un kültürel ve sosyal yaşamını aktarmaya devam etmektedir. Lisanslı yüzücü ve Enduro tutkunu olan İçözü, doğaya ve tüm canlılara duyarlı bir yaşam biçimini benimsemekte, aynı zamanda bir arama kurtarma gönüllüsü olarak da topluma katkı sunmaktadır. Eğitim hayatını Levent İlkokulu, Etiler Lisesi ve Şişli Endüstri Meslek Lisesi’nde tamamlamıştır.

YORUM YOK

CEVAP VER

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.